istanbul

istanbul

Kareler: Selimiye

Marmaris'ten Bozburun yönünde batıya gittiğinizde sırasıyla Hisarönü, Orhaniye ve Selimiye'ye varıyorsunuz. Selimiye daracık ağzı ile Ege'ye bağlanan kapalı bir koy. Her daim sakin ve dalgasız deniz, bir pastanın üzerindeki jöle gibi duruyor karşınızda. Turkuaz ile koyu lacivert arasında değişen mavi tonlarındaki kıpırtısız koyun büyüleyici bir etkisi var.


Küçük ve çok sevimli Selimiye köyü bu "jöle"nin kıyısında yer alıyor. Köyde iki restoran özellikle yelkenciler arasında Dünya çapında üne sahip: Sardunya ve Aurora. Tekneniz ile Selimiye'ye vardığınızda - önceden yer ayırtmışsanız - bu iki restorandan birinin iskelesine yanaşıp birbirinden güzel deniz ürünlerinden oluşan bir ziyafet çekebilirsiniz.

Genellikle akşama doğru geliyor yelkenliler. Güzel bir yemeğin arkasından herkes teknesine çekiliyor. Ertesi sabah muhteşem bir güne uyanıp, kahvaltı sonrası tekrar yelken açıyorlar.


Sabah saatlerinde Sardunya restoranın görüntüsü. Tekneler yola koyulmuş, iki tanesi henüz toparlanamamış.

Güncelleme (2018) : Üç dört yıllık bir aradan sonra tekrar Selimiye'yi ziyaret ettim. Teknemiz ile koyun dar ağzından geçip yavaşça ilerlerken bazı şeylerin değiştiği anlaşılıyordu. Kıyıya yaklaşınca işin rengi belli oldu. O güzel, masum köy gitmiş yerine bir tatil beldesi gelmiş. Plajlar, şezlonglar, lokantalar, güneşlenme terasları bütün sahili kaplamış. Bina sayısı ise katlanarak artmış. Şimdilik kötü değil belki ama benim gözümde tüten Selimiye yok olmuş artık. Bütün Ege kıyılarımızda görebileceğimiz deniz tatili mekanı manzaralarına bir yenisi daha eklenmiş. Üzüldüm doğrusu.