istanbul

istanbul

Teknik: MPD müzik sunucusu

MPD (Music Player Daemon) bilgisayar kaynaklı bir hi-fi müzik sunucusu oluşturmak için kullanılabilecek en ileri programların başında geliyor.

Konuya yabancı olanlar için biraz detay vereyim. Müziğinizi CD'lerden dinlemek yerine bütün CD'lerinizi bilgisayara aktarıp tek bir kaynaktan müzik arşivinize ulaşabilirsiniz. Salonunuzun en görünür yerini yüzlerce plastik CD kutusu ile doldurup, dinlemek istediğiniz albümü bulmak için bu kutuların üzerindeki küçük ve bazen solgun yazıları okumaya çalışmak yerine kullanışlı bir arayüz üzerinden bilgisayarınızdaki müziklere erişmenin rahatlığını yaşayabilirsiniz. Pek çok kişi zaten akıllı telefonunda ciddi bir müzik arşivi bulunduruyor, yani bu kolaylığın farkında. İnternet üzerinden ulaşılan radyolar veya müzik mağazaları da büyük imkanlar sağlıyor. Benim bahsettiğim sistem kendi müzik arşivinizi böylesi bir yöntemle ve en kaliteli sesi alarak dinlemeyi amaçlıyor.

Müzik meraklıları dijital formdaki müziğin ses kalitesi hakkında tereddüt yaşayabilir. Gerçekten de en yaygın format olan mp3 kayıplı bir sistem. Yani CD'deki müziğinizi mp3 formatında kaydederseniz mutlaka ses kalitesinde bir kayıp ortaya çıkacaktır. Bu durum herkes için önem ifade etmiyor ancak müziğinizi kayıpsız "birebir" olarak bilgisayarınıza aktarmak isterseniz mp3 yerine flac formatını tercih etmenizi öneririm. Bu format hakkında detaylı bilgi almak veya hangi programlar flac olarak dönüşüm yapıyor öğrenmek için kısa bir Google araştırması yeterli olacaktır. 

Diyelim ki biraz sabırla bütün CD arşivinizi flac formatında bilgisayara aktardınız. Şimdi ne olacak? İki şey yapmanız gerekiyor. Birincisi bilgisayarınızı bir müzik sunucusuna çevirmek, ikincisi de harici bir DAC (dijital-analog dönüştürücü) üzerinden bilgisayarınızdaki müziği stereo amplifikatörünüze iletmek. Hemen belirteyim ki bunlarla uğraşmadan hazır bir hi-fi müzik sunucusu satın alıp doğrudan amplifikatörünüze de bağlayabilirsiniz. Daha önce flac formatına çevirdiğiniz müziklerinizi harici bir disk ile müzik sunucusuna beslemeniz yeterli olacaktır. Ben bunun yerine bir "kendin yap" sisteminden bahsediyorum. Müzikçalar olarak istediğiniz bir kişisel bilgisayarı kullanabilirsiniz, müzik fazla işlemci gücü gerektirmediğinden eski bir dizüstü bilgisayar bile işinizi görür. Bilgisayar kısmında yapacağınız tasarruf ile daha üst düzey bir DAC alarak ses kalitenizi yükseltebilirsiniz.

Ben müzikçalar olarak daha önce iş amaçlı kullandığım küçük boyutlu bir HP dizüstü bilgisayarı seçtim. Sistemi hızlandırmak amacıyla içindeki eski hard diski çıkartıp bir SSD disk taktım. Sonra da Kubuntu işletim sistemini kurdum. Cihazı genel amaçlı bilgisayar değil de özel amaçlı bir müzikçalar olarak kullanacağımdan üzerine gereksiz hiçbir program yüklemedim. MPD sunucusunu kurduktan sonra bitperfect çıktı alabilmek için konfigürasyon dosyalarında gerekli değişiklikleri yaptım. Bunlarla ilgili internette pek çok kaynak var. Mantık şu: bilgisayarın işletim sistemi ne olursa olsun (Windows, Linux veya OS X farketmiyor) ses sistemine müdahale edip ses dosyasını hep aynı formata çevirdiğinden işletim sisteminin bu özelliğini devre dışı bırakmanız gerekiyor. Öyle ki, MPD ses çıkışını doğrudan USB bağlantısı ile harici DAC'a aktarabilmeli. Arada ses seviyesi kontrolu gibi hiçbir yazılım müdahalesi olmamalı. Bu sayısal çıkış da DAC üzerinde analog sinyale dönüşerek amplifikatörünüzü beslemeli.

MPD kendi arayüzü olmayan bir müzik sunucusu. Hem müzikçalar bilgisayarıma hem de wifi ile erişmek için kullandığım normal dizüstü bilgisayarıma Cantata istemcisini kurdum. Malum, müzikçalar bilgisayarım artık genel amaçlı bir bilgisayar değil, amplifikatörümün yanında sabit olarak duran bir müzik kaynağı. Dizüstü bilgisayarımın dışında Android tabletim ve telefonumda da MPDroid istemcisi çalışıyor. Anlayacağınız, müzikçalar bilgisayarıma elimdeki her wifi özelliği olan cihazdan erişebiliyorum.

Bilgisayarımdaki Cantata arayüzünün bir görüntüsünü sunayım.



Sol tarafta "Jazz" başlığı altındaki bütün albümlerin alfabetik listesi, sağ tarafta ise "çalma listesi" yani o anda dinlediğim şarkıların sıralı listesi. Algılaması çok kolay, sezgisel bir arayüz bu.

MPD'nin bir özelliği de internet radyolarını dinleyebilmesi. Doğal olarak ses kalitesi çok yüksek değil ancak bütün Dünyadan binlerce radyo istasyonuna erişebilmek muazzam bir olanak. Kendi zevkime göre seçtiğim radyo istasyonlarından bazılarını gösteren radyo dinlediğim bir andaki arayüz görüntüsü.


Daha önce bahsettiğim gibi, bilgisayarda kullandığım Cantata istemcisinin dışında cep telefonumdan ve tabletimden erişimi sağlayan MPDroid programı benzer bir arayüz ile bütün müzik arşivime ulaşmama imkan tanıyor.

Biraz da kullandığım DAC'tan yani dijital-analog dönüştürücüden bahsedeyim. Bu amaçla seçtiğim cihaz Musical Fidelity markasının V-DAC II modeli. USB ile müzikçalar bilgisayarıma bağladığım V-DAC II, Marantz PM15 stereo amplifikatörümü besliyor.

V-DAC II'nin fotoğrafını aşağıda sunuyorum. Oldukça küçük boyutlu bir dijital-analog dönüştürücü olan bu cihaz benim beklentilerimi mükemmel şekilde karşılıyor.

24 bit yüksek çözünürlükteki müzik dosyalarını da kabul eden bu DAC, fiyat-performans dengesi olarak üst düzey bir konumda.

Bütün bu anlattıklarım konuya yabancı birisi için karmaşık gelebilir ancak bilgisayarlı müzik sistemi kurmak isteyenler için nasıl muazzam imkanlar olduğunu göstermek açısından yol gösterici olur diye ümit ediyorum. Kendi adıma, yüksek kaliteli bir müzik arşivine sahip olduğumu söyleyebilirim. Tabii, bu işin ucu açık. İyinin veya daha iyinin sınırı yok. önemli olan maddi imkanlarınız dahilinde olabildiğince üst düzey bir ses sistemi kurmak imkanının elinizin altında olması.

Güncelleme: V-DAC II'yi TEAC UD-301 ile değiştirdim. Genel değerlendirmesi burada.

Güncelleme: MPD kurulumu ile ilgili daha detaylı bir yazıyı Stereo Mecmuası'nda yazdım. Buradan ulaşabilirsiniz.


Not: Musical Fidelity V-DAC II fotoğrafı ilgili firmanın web sitesinden alınmıştır.



Hiç yorum yok: